29.11.2010



*

Hiç gereği olmayan tuhaflıklar silsilesine kapılmıştım ki, nezman gereği olan şeyler oluyordu bunun cevabını hiç verememiştim. Üç beş heyecan duyduğum şey dışında, tuahf olaylara gebe kalınacak günler de kapı ardındaydı... Hindi Zahra dinlemeyi seviyorum.

İnsanların tuhaf cazibeleri vardır, tuhaftır işte, anlatamadığın lakin gizeminden kurtulamadığın pek çok sıralı his bütünllüğünü salık verirsin bünyeye, ardından; ve saireler, hormonlar, hepsi üşüşür bir yerlerine, nasıl bir saldırı altında kaldığını bilemeden, yaşadığın bu tek kişilik istiladan, hatta kendi kendine kaldığın bu istiladan sağ çıkmayı başarırsın her seferinde... Bu tarz olaylara sürekli kendimi maruz bıraktığımdan ötürüdür ki, her delik açtığımda ruhumdan biri kaçar, yakalamak için hiç uğraşmam. sonra kendi güzelliğimle salınırım mahalle aralarında, kimselere görünmem. Hiç rüzgar esmeyen yerlere gitmek isteyişimin tek nedeni saçımın bozulmaması, ellerimle lüleler yapıyorum, bozulunca, üzülüyorum, sonra üzüntüm her seferinde geçiyor. Her seferinde geçebilen şeyler neden yaşıyor ki insan diyorum, insan değilsin kızım sen diyorum. Saçlarımı bükerek topluyorum, uçları lüleli, uçuşgan yapraklar gibi, bir de yapraklar düşmesin diye, rüzgar esmeyen yerlere gitmek istiyorum. Yapraklar dallarında güzel, fotoğraflar hep yapraklı ağaçlar barındırmalı sanki, bir de bilemediğim pek çok şeyi, içimde bir şeyler var ne olduğunu bilmiyorum, tek bildiğim ise ne istemediğim.


Kimi insanlar var sinirlerimizi bozsunlar diye, kimi insanlar var dünya güzelleşsin diye, rüzgarlar hep saçlarımız uçuşsun diye, uçuşurken aşık olabileceğin adama daha ne kadar aptal görünebilirim  ki, bir gün aşık olduğum adam bütün aptallıklarıma ve uçuşan bütün saçlarıma şahitlik edecek...


Bazen yaşadığımız günler hep birbirinin aynı gibi ya uyusak o zamnalar hep, yaşanmış sayılsa, biz rüyalar görsek, hiç yok sayılmamışız gibi... Evet günlerdir çok uyuyorum, uyuyamayınca sayıklıyorum, saçmalıyorum sayıklarken, sayıklarken saçmalıyor buluyorum kendimi, sonra oturup dertleşiyoruz, öbür rüyaya kadar...

İçimde bir his var, şimdilik sadece içimde bir yerlerde aynı his onun da içerisinde bir yerlerde çıkardığımızda, hazırız demektir.


.


1 yorum:

Eski Milenyum dedi ki...

tuhaftırlar işte